GAYB BALIK KUŞ RIZIK

Düşünürsen

çok büyüktür namaz

başın eğilirken cihetsiz açılır sancak

bir düşünürsen

düşünmez olursun artık nolucak bu işler

kızın ayakkaplarını bağlarken

fikrinde fiyonk olur keder

bize çünkü

sevmeyi öğrettiler sevinçten evladır diye

silindi nüfustan çocukluk

ömür verildi yerine

 

göktense armağanım ne kurdele ne tebrik kartı

artık kesmek istemem gençlik rüyamı bir bir tabir eden

karası kızıl sakallarımı

uçurumu onaramam

çığ koptuysa dağdan

durdurmaya gücüm yetmez yaklaşanı

 

gençken herkes

bir mağra bulmalı derdim, derdim uyuklamak

gölgelerle temaşa değil

tembel gözün akını akıtmak karanlıkla

kendi karanlığında çalışır kalbimiz

gözü karalıkta

o kaçık romancımız bilgin muharririmiz

iyi bilir kof yazında kırık dize dizmeyi diz kırıp

iyi bilir yazgıda gayb balıktır kuş rızık

fiyongu fiyaskoya döner sabredemezse.

 

 

Şairler için kötü gitti işler sabredenler muaşakalı

kraker kırıntıları avcumuzda yem artıkları kaza ve kader

baktım rağbet görüyor kiliseden bozma camiler ben de artık

uzun boylu kınamaz oldum gençlik hatalarımı

 

kınamaz olduk bugün reklamını yaptıkları hayatın

yarın belgeselini çekecek amerikalı

korkuyorum kalbini sökememişken

kabrine girmek zorunda kalacağız açlığın ve korkunun

o yüzden benim güzel yavrum

bize muzlim dünyada kuş beslemek balığı elden kaçırmalı

balonu ve uçurtmayı

 

anlasa da inanmak istemez inan

cazip gelir ara yerde eğleşmek

henüz varken iki âlem iki şık

iki atımlık kurşunu kalmış şu ahretsizlerin

marifeti değil mi ömürlük borçlanma kredi batak

ve yataklar ayrı hesaplar ortak

esasına müstenid bizin icadı

biz diye bir şey vardı ingilizden çevrilmemiş

latine çevrilemeyen

biz dedin mi hangi gerekçeye istinaden beyfendi derler

hangi borca mahsubendi bunca garsoniyer

 

arasında

iki kişi üç kader?

 

Hataya itiyor hayat

-hadi gel parka çıkalım

elinden tutup gezdirdiğin beş yaşındaki depresyon

parka girince yakandan tutan ceviz ağaçları

ağaç kökleri köken fikri fikir nöbeti nöbetçi sancılar

-baba bak burda ne var

dönmedolap sürekli değişir

hesapta değişen bir şey olmaz

tahterevalli zorlanır ama mizan oynamaz

sanki bembeyaz bir buluttan ateş etmiştir biri

harika bir ormanın kuytusundan

tarihte unutulmuş güzel bir günün sonundan

su renginde bir şey geçer taşlardan suyun

dibine çöken huylarını görürsün

güya gök

hâlâ yerindedir

ve yer

bir adım sola bir adım içeriye bir adım geriye

senden bir karış bir parmak

bir milim öteye hicret eder cümle varlık

nikâh bir dakikalığına düşer

ikindi vaktinde keder.

 

 

Benim hicretim de miracım da

toprağa sağlam basışımda

ikindi sonunda iki karışlık bir tümsek

yalan kadar güçlü bir gerçek

fethedecek yakını uzağı

 

kızım yavrum çarpıp devirdi bardağı..

 

kirli beyaz

akıyor merdivende 

 

timeline akıyor homerostan aşağı.

Eser Sahibi:
Website:
0 Yorum Bulunmaktadır.

Yorum Yapın!

Gerekli tüm alanları lütfen doldurunuz. *